Çalışkanlıktan anladığımız şeyler


İşe gelirken her gün aynı garip mavi kumaş pantolonu girebilecek kadar zevzek, 3 günde bir gömleğimi değiştirebilecek kadar vurdumduymaz ve duyarsız, bir sezon boyunca aynı siyah ve yumuşak tabanlı ayakkabıyı giyebilecek kadar da rutin olmak istiyorum.

Çok çalışıyormuş gibi görünüp her yarım saatte bir on beş dakikalığına çay molası vermek, o çaya eşlik eden sigaramdan derin derin nefesler çekmek, karşı dükkanda yer alan sekreter kızı bakışlarımla taciz etmek, çalıştığım dükkanın önüne park ettiğim beyaz ve orta segment yüksek donanımlı arabamdan güneş gözlüklerimle inmek istiyorum.

Onlardan daha az çalıştığımı düşündüren şey ne acaba bütün bunların yanında? Profil fotoğraflarınıza kötü çizilmiş Superman temsilleri koyuyor olmanız sizi birer ferro-çalışkan süper kahraman yapmıyor.

Daha azını istemek bu ülkede daha mutlu ediyor.

0 yorum:

Yorum Gönder