Yanımda yoksan...

En gurmesinden bir mobbing ile baş başa kaldığımda Ankara'nın Gaziosmanpaşa semtindeki bir köşe başı emlakçısının ayak işlerini yapıyordum.

Her sabah saat yeni buçukta evden çıkıp iki uzun vesaitle ofise varıyor ve akşamında da altı buçukta çıkıp şanslıysam sekizde evde oluyordum. Bütün bunların yanında, sokakta görsem yüzümü çevirip bakmayacağım tiplerin şımarık isteklerine ve iflah olmaz egolarına yem olmamaya çalışıyordum.

"Götü kalkmış bunun" dediklerimizin aslında çok ciddi bir mobbing deneyimi olabilir sevgili şokellalar.

Tanrıdan ki o günler çok geride kaldı ve artık önümde bambaşka ama daha kaliteli senaryolar içeren, nispeten daha aydınlık detaylar barındıran yollar var ve bu yollarla karşılaşmak için sabırsızlanıyorum.

Geçenlerde babamla filan oturup konuşurken benim iş hayatıma dair bazı başlıklar açıldı. İstisnasız şekilde, gözündeki başarısız ve işsiz evlat imajına bürünüp bir kaç saatliğine mini histerik sinir krizleri geçireceğimi ve ardından ona karşı beslediğim hayal kırıklıklarıyla örülü negatif hislere bir miktar daha katacağımı düşünürken ağzımdan beni bile şaşkınlığa uğratan bir kaç kelime döküldü.

Ben deneyim kazanıp yaptığım işi daha iyi yapıp kendimi bu işte üst sıralara bir yerlere konumlandırırken yanımda yoksan ve bunları görmediysen bu benim problemim değil.

Ya da işte buna benzer bir şey. Vesselam hala iyi geçinemeyen, bir araya gelince iki lafın belini kıramayan uyumsuz birer pislik gibi davranıyoruz birbirimize.

Bu saatten sonra değişir m, bilmiyorum. Ama açıkçası sanmıyorum.

Bu arada, sevgililer gününde ihtiraslı ve bol sansasyonlu, sizi ortanızdan çatır çatır çatlacak bir yazı yazmam gerekirken yazdıklarıma bakarsanız, durumum içler acısı.

Neyse, filan.

By.

0 yorum:

Yorum Gönder